BÜYÜK EŞİK AŞILDI……. VATANA VE MİLLETE HAYIRLI OLSUN.

BÜYÜK EŞİK AŞILDI……. VATANA VE MİLLETE HAYIRLI OLSUN.
Alınan ders 40
Kıbrıs zaferimiz üzerine ülkemize uygulanan silah ambargolarından dersini alan Türk Milleti bağımsızlığını kendi elleriyle koruma ve sürdürme uğruna Milli Sanayi Hamlesini başlatmış ve önce ASELSAN, arkasından TUSAŞ, HAVELSAN ve ROKETSAN füze mühimmat üretim tesislerini kurarak uçak, silah ve mühimmatını kendi öz evlatları ile elde etme yolunu seçmiştir.   “Bağımsızlık Türk Milletinin Şiarıdır” erdemine uygun yaşam tarzı olduğu yıllar geçtikçe herkes tarafından daha iyi anlaşılmaktadır.
2000’li yılların başından itibaren ivme kazanan milli silah sanayimiz ürünlerini vermeye devam etmekte ve İnsansız Hava Araçlarında dünyada yakalamış olduğumuz yenilik üretme ve üstün performans grafiğimiz gün geçtikçe savunma sektörüne yeni ürünler sunmaktadır. Bugüne kadar milli Sihalarımız’dan Havadan yere 100-250-500 kiloluk mühimmatlar atabilmekte idik, Türk Milli firması BAYKAR tarafından geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı ile yeni bir eşik aşıldı. ASELSAN, TÜBİTAK-SAGE VE ROKETSAN iş birliği ile geliştirilmiş uçaktan atılan “GÖKDOĞAN”   füzesi ile hava hedefi tam isabet ile vurularak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde tamamen yerli bir uçak ile yerli bir füze kullanılarak hava hedefi vuruldu. VATANA VE MİLLETE HAYIRLI OLSUN.
Bugüne gelene kadar, dışarıdan tedarik edilen nice havacılık ürünleri istenilen kalitede üretilememesi sonucu Hava Kuvvetlerimiz çok bedeller ödemiştir. Yerli savunma firmalarımızın artması  ve güçlenmesi kendi öz malımız ve kendi insanımız ile geleceğe daha başı dik olarak yürümemizi sağlayacaktır.
1950’li yıllarda Türk Hava Kuvvetleri envanterine giren F-84 G uçakları ile yaşanan bir emercensi olayında açılmayan bir paraşüt olayı aşağıda nakledilmiştir.  ikili kol olarak profil görevine çıktık. Deniz bölgesi bitti, karada çok alçaktan uçuyoruz. Altımız yemyeşil, dümdüz tarlalar, Ödemiş’e bir iki dakika kala kolumdaki arkadaşım birdenbire irtifa alarak, “Ben atlıyorum.” dedi. Heyecanlanmıştım, ben de hafif irtifa aldım ve biraz uzakta olduğum için gaz vererek koluna girmeye çalıştım.Ne olup bittiğini anlamak üzereydim birdenbire, “Motorum durdu.” dedi ve boşluğa fırladı. Olay neredeyse kol mesafesi kadar yakınımda cereyan ediyordu. Arkadaşımın kaskı fırlamış, saçları rüzgardan dimdik olmuş, sandalye ile beraber çok süratli bir şekilde fırıl fırıl dönerek düşüyordu. Kendisini takip etmeye başladığımda, paraşütü açılamamıştı Çok heyecanlandım, tam yere yaklaşırken paraşütün açıldığını gördüm ve rahatladım. Sonradan anladık ki paraşüt yanlış katlanma sonucu sıkışmış ve açılamamıştı. Daha sonra rüzgarın ve ağırlığın  etkisi ile açılması sonucu arkadaşımız kıl payı kurtulmuştu. Soruşturma geçirdik ve olay aydınlatılana kadar akla karayı seçmiştik. Şimdi müzelerde her F-84G Thunderjet uçağı gördüğümde anılarıma dalar giderim.Nereden …. nereye.
Em. Hv.Plt Korg. E. Öznl’ın  anılarından alıntı yapılmıştır.

Dr. Hava Tuğgenaral Cemal Balıkçı (E)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir