AÇIN TOK GABADAYISIYIZ
Ülkemdeki can acıtan gerçekleri asla kabullenemiyorum.Bu gerçekler zoruma gitse de kaleme almam ve duyurmak gerek. Yüreğime bıraktığı sızıyı sizlere tarif dahi edemem.
Bir çok konuda sıkıntılar sorunlar olduğu aşikâr.Bunların bir kısmı siyasi, bir kısmı ticari velâkin er ya da geç düzelir ümidi ile battı balık yan gider kabullenmişliğiyle salınrak yolculuğumuza devam ediyoruz.
Çözümünün her geçen gün zora girdigine şahit olduğum ahlak sorununun içerisinde bir kısım var ki nasıl izah edeceğimi bilemiyorum.
Her zaman dile getirdiğim şu mülteci sorunu varya hani aklıselim düşündüğüm zaman” Bu vatansızlar defolup memleketine gitse.” ülkemizde küçükbaş hayvancılık biter çoban bulamayız.
Ülkenin bir çok şehrinde şoför bulunamaz. Şehir içi nakliyecilik ve indir bindir yapan hamallık yapacak adam bulamayiz. Taşımacılık sektörü çökme noktasına gelir.
İnşaat sektörü aynı şekilde durma noktasına gelebilir.
Bakın daha bir çok örnek sektör var altüst olabilecek. Lütfen Allah rızası için gençler çalışın tesbih sallayarak, dar kesim pantolon giyip, atarlı giderli paylaşım yapıp, telefondan kafayı kaldırmadan gezerek bir yere varılamaz. Birçok işveren ile görüşüyorum çalışacak eleman bulunamıyor. Bulunan elemanın da kırk nazı çekilerek elde tutuluyor. Kimse kimseye yattığı yerde para vermez.
Bakın amcalar, abiler çoluk çocuğunuza öğüt verin çalışmayı,kazanmayı,üretmeyi öğretin. İş işten geçtiği zaman zararın telafisi çok mümkün görünmüyor.
Beni derin düşüncelere, büyük elemlere sevk eden bu hassas konu bir an önce sosyolog ve psikologlarca incelenmeli. Gerekirse bakanlık kurulmalı ve en büyük sıkıntı olarak ele alınmalı.
Herkes masa başı memur olacak anlayışıyla bu devleti çökertirsiniz.
Ben köyde yaşamam şehre gideceğim çocuklarımın geleceği ümidiyle bu vatanı bertaraf edersiniz.
Çalışmalıyız; tarlada maraba, sürünün peşinde çoban, yükün altında hamal, fabrikada işçi, okulda öğretmen, cephede komando, bürokraside vali, kaymakam, mecliste vekil. Nerde olursak olalım rızık kapımız nere olursa olsun ahlaklı ve adam gibi çalışıp helal kazanmalıyız. Bizim umursamadığımız burun kivirdigimiz bir meslek şanlı devletin ayakta durmasına sebep olacaktır. Bunun bilincinde olalım.
Hani diyorya;” Bir çivi bir nali, bir nal bir atı, bir at bir komutanı yüceltir.” cümlesinin ne anlama geldiğini idrak edelim sözlerimi fazla uzatmadan şimdiden bayramınızı kutluyorum.
Kalın sağlıcakla.
Köşe Yazarı Mehmet SIĞIRCI
Mehmet kardeşim, gençlerin aylak aylak, hippi tipli gezmeleri kanayan yaramız.
Bunun tek sebebi eğitim sistemimiz. 12 yıl zorunlu eğitim adı altında verilen sadece kalıplaşmış kuru bilgilerin ezberletilmesi. Bu bilgi sınav kazanmanın dışında hiç bir işe yaramıyor.
Eğitim sistemimiz mevcut öğrencinin %20′ sine hizmet ederken, %80′ ini harcıyor.
Vallahi şimdiki evlatlara babanla gücü yetmiyor ananın da gücü yetmiyor Allah yardım etsin Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete şimdiki kız çocukları Anadan babadan bağımsız yaşıyor şimdiki erkek çocukları Anayı Babayı dinlemiyor kafasına göre hareket ediyor kimi Okulu bırakıyor geziyor kimi ilk gezdiriyor kimi altına bir motor alıyor geziyor Allah yardım etsin