Selamun Aleyküm kıymetli hemşerilerim.
Bir konu var uzun zamandır aklıma takılırdı geçenler de de sosyal medya hesabım dan paylaştım olumlu yada olumsuz bir çok da yorum aldım. Elbette oradan yapmış olduğum paylaşım sadece ana başlık gibi olduğu için ne demek istediğim tam olarak anlaşılmadı.
Bölgemiz Şarkışla da 10 yıldır, Gemerek de 6 yıldır aktif ticaret yapmaktayım ve işim gereği Altınyayla ilçesin den de bir çok kişiyi tanırım. Bu saydığım ilçelerin köylerinde ikamet eden bir çok ehbabım ve dostum olmuştur. Bir çoğu ile de ailecek konuşur görüşürüm, bir çoğunun özel sohbetlerinde de bulunmak nasip oldu Allah hepsinden razı olsun.
Bu ehbaplarımın çoğu da iş yoğunluğun dan dertlerin çoluk çocuklarının dışarda olduğu için tek başına bunca işin üstesinden gelemediğini dile getirir.
Hiç unutmam Şarkışla nın köylerin den birin de ikamet eden Bekir amca 4 kızım 1 oğlum var demişti. Oğlun nerde diye sorduğum da Kayseri de fabrikada çalışıyor dedi.
Bekir amcanın 25 tane büyükbaş hayvan ahırı, samanlıkları, köyde çok güzel iki katlı evi, traktörü ve 400 dönüm de ekilebilir tarlası var. Bekir amcanın köyde ektiği biçtiği hayvanlarına doya doya yetiyor. Oğluna Kayseri den de ev almış köyde elde ettiği gelir ile . Sohbet koyulaşınca dedim senin oğlan fabrikada ne kazanıyor olabilir ki bu imkanları bırakıp gitti dedim.
O güzel Sivas şivesiyle Memmet guzum el gızı goyormu ki dedi.
Bu anlattıklarım istisna değil arkadaşlar Şarkışla ve köylerin de doğup büyüyüp de konak gibi baba ocağını, tarlayı, tumpu, ahırı, davarı, malı, bırahıp, İstanbullara, Ankaralara, Kayserilere sırf fabrikada çalışmak için bodrum katlarda yıllarca oturup sağlığın dan olan köyden anası, babası un, bulgur, yağ, peynir göndermese açlık dan kıvranacak onlarca yiğit yağız Anadolu evladı var.
Allah rızası için etmeyin eylemeyin o şehirlerde kapıcı fabrika işçisinin karısı olmayı seve seve kabul eden kızlarımız. Neden köylerde ağanın karısı, gelini olmuyor. Burda asla kapıcıyı fabrika işçisini küçümsemiyorum Allaha sığınırım. Aklı başın da olan bu yazım da ne demek istediğimi çok iyi anlıyor başka yerlere çekmeye kimsede cüret etmesin lütfen.
Artık herkesin kapısın da Allah çok versin arabası var Şarkışla nın en uzak köyü yarım saat araba ile köylerimiz de elektrik, su, kanalizasyon, internet yıllardır var Allah devlete zeval vermesin. Eskisi gibi değil köylerimiz de inek sağma makina ile, tarla biçme makina ile inanın hanımefendiler gerçekten köy de hanım efendi gibi yaşıyorlar.
Aklımızı başımıza alalım bu davranış tutum bir neslin bir toplumun çöküşün de en büyük paya sahip. Kız anaları bugün kızımı köye vermem diyorsun yada köyde ikamet eden genç ile evlenmesi noktasında kızını olumsuzluklarla vaz geçirmeye çalışıyorsun, yarın oğluna yanın da duracak gelin bulamayış dan dertleniyorsun.
Demezler mi adama bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Vallaha siz bilirsiniz aklımın yettiği dilimin döndüğü bu bak o köyden şehre gönderdiğiniz kızlarınız, oğullarınız büyük şehirlerde aylarca kapıya çıkamadı köye gelebilmek için neler çekti.
Köylerimiz de sağlık var köylerimiz de bereket var. İnanın o yetişen torunlarınız da bile ayrı bir edep ayrı bir zeka olacaktır.
Bu benim düşüncelerime çiftçiliğin ve hayvancılığın bittiğini köyde kalanların hiç bir şey kazanamadığını yem ve tohum paralarının çok pahalı olduğunu , ürettikleri mahsulün de ucuz olduğunu iddaa edenler oldu. Ben bu yorumlara asla katılmıyorum evet şehir kalitesin de bir ilçe de doğup büyümüş biri olabilirim belki . Ama ne köyden, ne de köylüden uzak kalmadım bilakis iç içe yaşamak için elimden gelen bütün gayreti gösterdim ve bilenler bilir çocuklarıma da aynı mantığı aşılamakdayım.
Birinci derece akrabam olan amcalarım dan köyde kalan dayılarım dan şahit olduğum işini titizlikle, özenle yapan ayağını yorganına göre uzatanlar maşallah gayet iyi durum da tarlasını sürer eker biçer tarladan çıkan mahsulün hayvanına yetecek kadar olanını kışlık olarak stoklar artmışsa, fazlalık varsa mahsulün de o kısmını satar elde ettiği para ile de evinin kışlık bütün ihtiyacını karşılar ahır da ki hayvanın dan elde ettiği gelir ile de yerine göre birikim yapar yada şehirlerden daire alırlar.
Bizim çiftçimiz tarlayı borç harç ekiyim çarşıdan ekmek alırım hazır peynir, hazır yoğurt yiyeyim sonra tam iş mevsimin de gezeyim tozayım işin başına gelmeyim. Hayvancılık zor diye ahırı boş bekleteyim bu şekilde kazanayım istiyor.
Çiftçilik de tohumluğunu saklarsın parayla almazsın. Tarlanın başında besmeleni çekersin sabah erkenden işe koyulursun. Aldığın mahsulü satmazsın ahırın da hayvanlarına saklarsın, hayvanın dan süt alırsın peynir yapar yoğurt yapar satarsın, hayvanın dışkısın dan kışlık yakacak yaparsın, tarlana gübre yaparsın, yünün den, etin den faydalanır para kazanırsın. Kümesin olur tavuk, ördek, çulluk beslersin doğal yumurta, tertemiz mis gibi helal kesim beyaz et yersin.
Kapı da köpeğin olur yemek artıklarını israf etmezsin. Çiftçilik, köylülük budur aile olmaktır el ele verip hep birlikte kazanıp, birlikte yemektir. Fabrikada kimseye yattığı yerden maaş vermiyor sigorta yatırmıyorlar. Hem devletimizin çiftçi bağkuru diye de sunduğu bir imkan var kimse bana emeklilik bahanesi uydurmasın.
Kızlarınızı okutun oğullarınızı, okutun üniversite, mezunu lise mezunu olsunlar bilgili, donanımlı, eğitimli çiftçi, köylü olsunlar.
Devletimiz ülkemizin en ücra köşesine kadar taşımalı yada yatılı eğitim imkanı sunmaktadır. Köylü olmamak Çiftçi olmamak için hiçbir bahaneniz yok. Allah çalışana verir kimsenin de emeğini zayi etmez.
Gene diyorum Vallaha siz bilirsiniz aklınız varsa . Ağaya ya gelin olun yada eş olun.
Anamın bir sözünü de ekleyim buraya İŞ AĞA KAPISINA VARMAKDA DEĞİL, AĞANIN ÇARIĞINI ÇEKEBİLMEKDE.
Hepinizin huzurun da kimlikteki ismi Perihan olan köyde her işin üstesinden geldiği her işe yetişebildiği için YETİŞ ismiyle bilinen anamın ellerinden öperim.
Allaha emanet olun. Mehmet SIĞIRCI
Asgari ücretle çalışanlar için inanılmaz bir yazı ama ilçe de oturup iş imkanı az olan kesim için yani ücreti yüksek olanlar için ise Aile özlemi ve doğal beslenme ile anlamlı ve güzel olmuş
Yüreğine ve kalem’ine sağlık gardaş
Öncelikle kalemine ve fikrine sağlık düşünceleri katılmamak elde değil ama şunu bilki her durum ihtiyaç ve istekten doğar köye geri göçün oluşması için yeni neslin çok darda kalıp geçinemez hale gelmesi lazım ki bu olsun yoksa şehrin sanal aleminden köyün doğal alemini yaşagıp kaldırabilecek bir nesil şuan için pek gözükmüyor zaman en iyi cevap derler nasıl ki köyden şehre hızlı bir göç olmuşsa birgün terside olacaktır nekadarını yaşayıp görürüz onuda Mevla bilir