ANKA KUŞU – 11 HAZİRAN 1947 DEN 11 HAZİRAN 2025 ‘E
Alınan Ders Büyük
Yüce Türk Milleti her dönemde çağın gereği neyse o tedbiri almasını bilmiştir. İmparatorluğun yıkılma döneminde dünyada gelişen havacılık sektörünü çok yakından izlemiş ve özellikle Almanya ve Fransa’da gelişen havacılık faaliyetlerini en yüksek seviyede takip etmiştir. Fransa’da yapılan hava gösterilerine padişah bizzat katılmış ve beraberinde Yüzbaşı Mustafa Kemal Atatürk’ü götürerek devlet hafızasının gelişilmesine gayret sarfedilmiştir.
1911 yılında Türk Hava Kuvvetleri kurulmuş ve Yetiştirilen pilotlarımız Kurtuluş savaşında işgal kuvvetlerine ağır kayıplar verdirmişlerdir. Büyük Türk havacısı Vecihi Hürkuş Alaşehir tren istasyonunda Yunan alayını bombardıman altına alarak ağır kayıplar verdirmiştir.
Cumhuriyetimizin kurulması ile birlikte Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK “İstikbal Göklerdedir “vizyonu ile havacılık faaliyetlerine azami destek vermiş ve 1925 yılında Türk Hava Kurumunu kurarak Türk havacılığını çağdaş uluslar düzeyine çıkartmayı hedeflemiştir.
Türk milletinin yaptığı bağışlar ile Eskişehir Uçak Fabrikası, Kayseri Uçak Fabrikası ve Ankara Etimesgut uçak Fabrikaları kurularak uçak üretimi ve pilot yetiştirilmesine ağırlık verilmiştir. Bu süreç çok hızlı bir ivme ile yürümüş ve yurtdışına uçak ihracatına başlanmıştır. ilk uçağımız danimarka’ya ihraç edilmiştir. Danimarkalılar tekrar sipariş vermek için Ankara’ya geldiklerinde uçak fabrikalarımız kapatılmıştı.
11 Temmuz 1947’de ne olmuştu,
1945’ten itibaren Josef Stalin boğazların statüsünü değiştirmeyi amaçlayan hayallere girmişti. Sovyet dışişleri bakanı” Molotof” haftaya kahvemi boğazlarda içeceğim şeklinde konuşmalar yapınca Sovyet elçimiz Selim Sarper bu haberi bir nota ile Ankara’ya bildiresi üzerine Peker başbakanlığındaki dönemin hükümeti tarafından 11 Temmuz 1947’de Türkiye ile ABD arasında Askeri yardım anlaşması imzalanmıştır.
Bu anlaşmanın dayanağı olan Truman doktrini ile Türkiye’ye uçak,silah ve her türlü savunma araçlarının borçlanma ve hibe yoluyla sevkiyatı başlar ve bu kapsamda tüm uçak fabrikalarımız ve savunma amaçlı üretim faaliyetlerimiz durdurulur. 1952 yılında Türkiye NATO üyesi yapılır ve tüm silah ,techizat ve Uçaklar ABD den karşılanmaya başlar.
1974 Kıbrıs zaferimize kadar bu süreç devam eder, Ancak kıbrıs zaferimizi sindiremeyen ABD hükümeti ülkemize silah ambargosu uygulamaya başlar. harekete geçen milletimiz derhal “kendi uçağını kendin yap” parolasıyla başlattığı kampanya sonucunda sırayla Aselsan, Havelsan ,Roketsan ve Türk uçak sanayisi TUSAŞ kurulmuştur.
Bugün gelinen nokta itibariyle 1947 yılında kapatılan uçak fabrikamızın misyonunu sürdüren TUSAŞ 1982 yılında faaliyete geçerek HÜRKUŞ Uçağı, HÜRJET uçağı ve Gökbey Helikopterinin üretimini gerçekleştirmiş bugün itibariyle milli Muharip uçağımız KAAN’ın üretimini tamamlamak üzeredir.
Türk savunma sanayisi ve Türk havacılığı Anka Kuşu misali küllerinden doğmaktadır.
Yaşasın Büyük Türk Milleti.
Dr. Hava Tuğgenaral Cemal Balıkçı (E)