Bayram Bitti, Geriye Kalanlar

Bayram Bitti, Geriye Kalanlar
Kurban Bayramı’nı da geride bıraktık. Dokuz gün süren bu süreçte kimileri kurbanını kesmenin huzurunu yaşadı, kimileri ise çeşitli sebeplerle bu ibadeti yerine getiremedi. Ama bayramın en anlamlı tarafı her zaman olduğu gibi paylaşmak oldu. Kesilen kurbanların eşit şekilde pay edilmesi, kapısı çalınmayı bekleyen insanların unutulmaması, belki de yıl boyunca et girmeyen evlere bu bayram vesilesiyle et girmesi… İşte bayramı bayram yapan da tam olarak budur.
Bu süreçte kimileri ailesiyle bir araya geldi, hasret giderdi, kimileri de tatil fırsatını değerlendirdi. Ancak her ne şekilde geçirilirse geçirilsin, Kurban Bayramı’nın en önemli kazanımı birlik ve beraberlik duygusunun yeniden hatırlanması oldu. Aynı sofrada buluşmanın, aynı duaya “amin” demenin değeri bir kez daha anlaşıldı.
Her ne kadar “eski bayramlar” artık geride kaldı desek de, içimizde o günlere dair bir umut hâlâ var. O eski bayramların sıcaklığını, samimiyetini yeniden yakalama çabası hepimizin içinde yaşıyor. Ancak kabul etmek gerekir ki, her bayram biraz da eksik geçiyor artık. Bu bayramda da birçok evde bir sandalye boş kaldı. Kimi annesini, kimi babasını, kimi de kardeşini özleyerek geçirdi bayramı.
Arefe günü kabristanlarda yaşanan yoğunluk da bunun en açık göstergesiydi. İnsanlar, eksik kalan yanlarını orada tamamlamaya, dualarla hasret gidermeye çalıştı. Bir Fatiha, bir dua, belki de bir gözyaşı… Bayramın en sessiz ama en derin tarafı da buydu.
Sonuç olarak, kimileri için dolu dolu, kimileri için ise eksik geçen bir bayramı daha geride bıraktık. Hayatın gerçeği bu; sevinç de var, hüzün de. Önemli olan, elimizdekilerin kıymetini bilmek ve paylaşmayı unutmamak.
Temennimiz odur ki, Rabbim bizlere sevdiklerimizle birlikte, eksiklerin olmadığı, birlik ve beraberlik içinde nice bayramlar nasip etsin.
Köşe Yazarı Mehmet Sığırcı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir