BAZI SORUNLAR 2
Bu hafta yine ülkenin aciliyetli sorunu olduğunu düşündüğüm, kendi kanaatimce müdahale edilir ise ülkenin refaha edeceğinden emin olduğum konulara değinmek istiyorum.
Eski bayramları yaşayamamanın hüznünü yaşarken, üç beş yıl öncesine kadar şimdi o günleri dahi arar olduk. Evlerde kilitli kaldık. İnşallah bu şekilde son bayramımız olur. Kucaklaşır, tokalaşır, hasbihal ederiz bundan sonra eskisi gibi.
Gurbette kaldı insanlar gelemedi büyük şehirlerden. Onlara daha da zor oldu. Ana babasının cenazesine yurt dışından gelemeyenlere bu acıyı izah dahi ettiremeyiz. Rabb’im sen bu illetten ümmeti kurtar.
İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın çektiği zulüm ortada. Çocukluğumdan beri her Ramazan ayında sabit. Biz hala ebabil kuşlarını bekliyoruz. Bu ayrılmış, birbirinden bihaber ümmetin kafasına gökten taş düşerse şaşırmayalım.
Ülkede tarımın ve hayvancılığın gelişmesi için ciddi adımlar atılmalı. Hem köyde olan eken biçen ve hayvancılık yapan köylünün fikri alınmalı. Tarım ve hayvancılık| ülkenin ekonomik lokomotifi kabul edilmeli. Yerli tohumlar ile sebze ve meyvecilik Türkiye’nin mevsimlik hava şartları göz önünde bulundurularak üretim sağlanmalı.
Ulaşım ve nakliye TCDD’ye önem verilmeli. Televizyon kanallarında reklamlar yapılarak insanlar teşvik edilmeli. Banka, faiz sistemi bu organların çalışma prensibini detaylıca inceleyip ciddi manada müdahale edilmeli. Ve RTÜK adlı merci görevini ülke halkının ahlak ve edep örf ve adetlerini koruyan programları tv kanallarında tutarak. Aksine hareket edenleri hemen kaldırarak yapmalı Diyerek hepinizi saygi ve hasretle Allaha emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla…
Köşe Yazarı Mehmet Sığırcı