BENCE SUÇ BİZDE!
Doğu Türkistan ve Filistinde yapılan zulümler çocukluğumuzdan beri şahit olduğumuz, bu insanlık suçlarının en büyük sorumlusu yine bizleriz.
Müslüman Türk milletinin; işkence edilebilen, ezilebilen, terörist diye aşağılandığı, aciz bırakıldığı ve zulüm karşısında sessiz kalıp, boyun eğdiği bir dönem.Tarihte son asra kadar böyle bir şey hiç olmamıştı.
İslam tarihinden önce ve sonra, yüzlerce savaşa katılan ve hepsinden zafer elde eden. Tüm dünyada “Şanlı”diye anılan asil Türk milleti, hiçbir muharebede asla savaş ve insanlık suçu işlememiştir. Olmadık işkence ve zulme maruz kaldığı Moğollara, baş vermiş ama baş eğmemiştir.
1400 yıl önce alemlere rahmet diye gönderilen Peygamber Efendimiz(s.a.v) ve ilk müslümanlar bir çok zulme ve işkenceye uğradı, hicret ettirildi yine de bu kadar çaresiz ve aciz bırakılamamıştı. Ebu Cehil baş alabilmiş ama baş eğdirememiştir.
Türk milletinin de İslam ile şereflenmesiyle; dünyaya hükmeden, adaleti kendine düstur edinen Müslüman Türk halkının asırlarca ne noktaya geldiğini anlatmaya gerek yok.
Son din İslam’ın mensupları, tarihin en şanlı milletinin evlatları bu noktaya nasıl getirildi ya da hangi hataları yüzünden bunları yaşamak zorun da kaldı.
O dökülen unu yerden toplayıp, avuçlayarak cebine dolduran çocuk varya hepimizden şerefli ve asil. Acınması gereken o değil, bizim evlerimizde etin az ya da çok pişmişliğini sorun eden, sofrada kavga çıkaran çocuklarımız.
Çin zulmü karşısında anne babasından ayrılan çocuk değil, acınması gereken. Bizim evlerimizde oyuncak beğenmeyen çocuklarımız.
Cümlelerimi toparlayamayacak kadar üzgün ve kırgınım. Umarım söylemek istediklerim algılanmıştır.
Haftaya görüşmek dileğiyle.
Köşe Yazarı Mehmet SIĞIRCI