Bu İklim Anlaşması Ne Ola Ki?

Bu İklim Anlaşması Ne Ola Ki?

Hele bak hele… Dünya bi garip oldu arkadaş. Eskiden kış, bildiğin kış olurdu; ayaz mı ayaz… Şimdi kış desen, bahar gibi geçip gidiyor. Yaz keza, yana yana kavuruyo. Dedim kendi kendime, “Bu işte bi gariplik var!” Meğersem tüm dünya kafa kafaya vermiş, “İklim Anlaşması” diye bi şey yapıyomuş.
Şimdi garip garip sorular duyarım: “Ne bu iklim anlaşması?” diye… Hemen açıklayım: İklim Anlaşması dedikleri şey, milletlerin el ele verip, dünyayı daha az kirletmek için sözleştiği bi kağıt parçası. Ha öyle basit deme, dünyayı kurtaracak dedikleri şey bu!
Bak bizim Şarkışla’da değişti… Yakın yerden örnek vereyim, Eskiden Şarkışla’dan Cemel köyüne kadar yürüyene dört mevsimi yaşatırdı Şarkışla. Şimdi n’apsan, yaz mı kış mı, insan şaşırır. Dere kenarında yeller esecek, çocuklar kızak kayacak; hayal oldu gitti.
Bu anlaşmada diyo ki devletler:
“Sanayide fazla duman çıkarmayacan,
Ormanları kesmeyecen,
Suyu ziyan etmeyecen,
Dünyaya yazık etmeyecen!”
He iyi diyolar da… Bizim burda hâlâ kömür sobası bacalardan öyle bi tütüyo ki, dumana baka baka hava mı içiyon, zehir mi, belli değil.
Hele, biz kendi elimizle doğayı mahvetmişiz de haberimiz yok. Kızılırmak’ın kenarına bidon atan da biz, tarlada çöp yakan da biz. Sonra da “Noluyo bu hava?” diye söylenir dururuz.
Diyeceğim o ki, bu İklim Anlaşması’nı laf olsun diye imzalamayacaksın. İş yapacan iş! Ağacı koruyacan, toprağa sahip çıkacan. Yoksa ha böyle üç beş sene sonra, ne dut kalır ağaçta, ne su kalır pınarda.
Unutmayın, dünya bizim dedelerimizden miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldığımız bi emanet!
Hadi bakalım, şimdi bi düşünün:
Siz bu emanete sahip çıkacak mısınız, yoksa yine “Bana ne” deyip geçecek misiniz?
Köşe Yazarı Mehmet Sığırcı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir