ESEREKLENDİM

ESEREKLENDİM
Bazı zamanlar oluyor ki kalemi elime alıyorum, ne yazacağıma bir türlü karar veremiyorum. Bende o zaman hepsini birden yazayım, diyorum. İşte o zaman da başlık bulma konusunda darlanıyorum.
İlk husus: Asgari ücretlinin yaşadıklarına dair birkaç cümle olmalı diye düşündüm. Temmuz ayına girdiğimiz şu dönemde ekmeğe, suya, elektriğe, mazota, ev kiralarına, iğneden ipliğe her şeye zam geldi. Bunu bilen gören hükümet memura emekliye zam verdi. Haliyle mazota, elektriğe ve iş yeri kiralarına gelen zamlar maliyetleri de artırdı. Esnaflar da bütün kalemlere zam yaptı, ama asgari ücretlinin aldığı maaşlara hiçbir zam yapılmadı. El insaf diyorum başka da bir şey demiyorum.
İkinci bir husus: Geçtiğimiz günlerde mülteciler ile alakalı bazı şehirlerde yaşanan olaylar. Sınır komşumuz Suriye’de yaşanan savaşta hayati tehlike altında olan sivil halk bize sığındı. Dinimizin de emri olan , örf ve adetlerimizde de, geçmiş tarihimizde de bize sığınana kol kanat germek boynumuzun borcu idi. Ve üzerimize düşeni millet olarak layıkıyla yerine getirdiğimizi düşünenlerdenim.
Sorun en başa dönerek çözüme kavuşulabilirdi. Savaştan kaçma hakkı kadın, yaşlı ve çocukların hakkıdır. Eli silah tutanların değil. Deniz kıyılarında nargile yakan, sosyal medya hesapları üzerinden olmadık ahlaksızlıklarda paylaşım yapanlar, ülkemize sığınmacı olarak alınmasaydı bu olaylara şahit olmazdık.
Kafatası milliyetçisi yaftası yiyebilirim, hiç umurumda değil. Yaradılanı, yaradandan ötürü sevmeyi çok iyi biliyorum. Bana bu ithamda bulunan kişilerin Aylan Bebeği unuttuğundan da eminim.
Üçüncü bir husus ise: Allah kimseyi memur olarak çalışıp, elli bin lira maaş alıp da köyde iki inekle geçinenin, bir bidon sütünü beleşe almak için kırk takla atacak kadar yavşak etmesin. Basit usul de esnaflık yapan bir garibanın üç, beş kuruşluk kar ile ticaret yaptığı malı bir imza karşılığı bedavaya almaya tenezzül edecek kadar karaktersiz etmesin. Önüne iki eşek versek eve götüremeyecek insanların makam mevki sahibi olması böyle oluyor demek ki.
Komşuluk haklarımızı gözetelim ben ev sahibiyim, sen kiracısın diye milletin huzurunu kaçırmayalım.
Kendim de dahil bazı esnaf arkadaşlar daha düne kadar bir çoğumuz aylak aylak gezen kişilerdik. Rabbim iş güç verdi, para pul verdi diye dengelerimiz değişmesin. Herkes herkesi gelmişini de geçmişini de iyi bilir, para azdırmasın. Allah verir de, sınar alır da sınar.
Neyse bu ara esereğim üzerimde çenem düşüyor, kendime hakim olamıyorum, gördüğüm haksızlık ve adaletsizlikler karşısında.
Hem insanı, hem ahlâki olarak kendimize gelelim. Kuldan utanmıyorsak, Allah’ dan korkalım. Ayıptır, günahtır, yazıktır.
Haftaya görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla.
Köşe Yazar Mehmet SIĞIRCI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir