HANIMLAR ABLALAR
Bu haftaki yazımı hem Şarkışla şivesi, hem de ilk dönemlerdeki köşe yazılarımın tarzında kaleme alarak öze dönüş diye değerlendiriyorum, sizlerinde aynı yorumu yapacağınızdan eminim. Bizim memleketin kadını, erkeği yan gelip yatmayı seviyor arkadaş, ben bunu anladım. Hem de bize komşu illerden onlarca örnek vererek bunu ispatlarım. Memleketimizde çalışan yok mu var, lakin istisnalar kaideyi bozmuyor. Aile ekonomisinin en düzenleyicisi olan hanım ablalar, özellikle bu memlekette yan gelip yatmayı çok seviyor. Vallaha ablalar kızsanız da dövseniz de ben lafımı çekmeyeceğim. Ege’de Karadeniz’de ekonomik durumu çok iyi olan ailelerin bayanları kocalarının iş yükünü hafifletme konusunda çok mahirler. Adana ve Antalya’da çiftçilik yapan ailelerin kadınları da gerek traktör kullanarak, gerek topraktan çıkan mahsulü işleyerek aile ekonomisine büyük destek olmaktalar. Kayserili birçok zengin iş adamının eşi yaz aylarının çoğu zamanını bağ evlerinde bahçede kışlık turşu, pastırma, salça, peynir gibi temel gıdalarını doğal olarak hazırlamayla geçiriyor. Ben son 15 yılda buralarda ne traktör süren bir hanım abla, nede harman zamanı tarlalarda dolaşan bir kadın görmedim. Ya da devletimizin kadınların iş hayatında olması için çok güzel hibeler sunmasına rağmen bizim buralarda yararlanıp da iş kadını olan bir hanım efendi de pek duymadım. Bizim ablalar ahırda mal dolu iken sütünü sağıyım yoğurt, peynir yapıyım da çok güzel gelirler elde edeyim demiyor. Bahçe meyve dolu toplayım, kurutayım, satayım ya da marmelat, reçel yapayım demiyor. Sivas’ın en önemli değerlerinden olan HEDİK kazanlarını görmeyeli yıllar oldu, hazır bulgur alıyoruz, Pezzik pancarını börtleyip de dal turşusu yemeyeli yıllar oldu. Elinde imkan olup da bu değerleri unutturan ablalar vallaha vebaldesiniz.
Çoğunun ihtiyacı dahi olmadığı halde derdi varsa yoksa İŞKUR’ dan bir yerlerde 6 ay çalışayım da bir maaş kartım olsun derdindeler. Sözlerim lütfen yanlış anlaşılmasın İŞKUR ‘dan çalışmak zorunda olan başka bir seçeneği olmayan ağabeylerimin, ablalarımın ellerinden öpüyorum ve yaşça küçük olan kardeşlerime selam ederim Rabbim helal kazançlarını bereketlendirsin. Kadınlarımıza kamuda ve özel sektörde elbette ki çok ihtiyacımız var kesinlikle çok da başarılılar.
Yukarda ne demek istediğim çok açık kimsenin farklı mercilere çekmesine gerek yok ekonomik durumunuz her ne olursa olsun imkanlar doğrultusunda ve mantıklı olanı tercih ederek aile ekonomisine çok büyük katkılar sağlayabilirsiniz. Hem bu geliri sağlar, hem de birçok kültürümüzü yaşatmış oluruz.
Geçmişte bir yazımda köyde yaşayan genç erkeklere kız vermem diyen kaynanalar, bu memleketin hayvancılığının bitmesine sebep oldunuz. Şimdide diyorum ki kız çocuklarına bu doğal ürünleri hazırlayıp, sofraya koymayı öğretmeyen kaynanalar şimdide bir kültürün bitmesine sebep olacaksınız. Kız çocuklarına her hafta değer verin diye not düşerken yazılarımda anlatmak istediğim tam da bu idi. Kız çocuklarına çok değer verin, onlar kadın ana olduklarında bu memleketin bel kemiği olacaklar çünkü.
Kalın sağlıcakla…
Köşe Yazarı Mehmet SIĞIRCI