İSRAF

Hemşerilerim önemli kıymetli bir konu olduğun dan eminim sizin de o şekilde değerlendireceğiniz den zerrece şüphem yoktur. Zaten haddim olmadan yazdığım bu hafta ki köşe yazısıyla ilgili sizlerin den benden daha çok bilgiye sahip olduğunuzu biliyorum. Bizim üstümüze düşen bu konuyu size anlatmak değil de sadece hatırlatmak olarak kabul etmeniz temennisiyle. Sözlerime başlamak istiyorum. Eskiden diyeceğim, yine eski den de takılıp kalacağım, kalmak dan da zerrece gocunmadığı mı lütfen bilin. Bu gün karı, koca memur Allah çok versin evlerine çift maaş giriyor hanesine bolluk bereket versin. Sohbet ediyoruz iki çocuğun kıyafetine yetişemediğini iddaa ediyor bu nasıl bir çelişkidir aklım almıyor. 70 yaşını geçmiş hacı amca ile sohbet ediyorsun 10 baş horantasına bolluk için de baktığını ve Allaha şükrettiğine şahit oluyorsun. Eskiden mağaza azdı alınmıyordu diye düşünen bir zihniyet dahi ortaya çıkabilir buna da asla şaşırmam. Haklısınız artık her yer hatta evimiz, cep telefonumuz mağaza beğendiğimiz hoşumuza giden her şeyi kapımıza kadar getirip teslim ediyorlar. Oğlumuza alıyoruz, kızımıza alıyoruz, kendimize alıyoruz mevsimin de giyiyoruz, ya da modası geçene kadar giyiyoruz, istisnadır küçük gelene kadar giyiyoruz. Sonrasımı evet hepimizin de bildiği gibi o gıcır gıcır bir sürü para verdiğimiz kıyafetleri ya kaldırıp atıyoruz ya da saçma sapan zihniyetle hatırası var oğlumun, kızımın ilk pantolonu ilk penyesi diye yıllarca evimiz de kalabalık olmasına sebep oluyoruz. Vermeyi bilmiyoruz, almak mı asla söz konusu bile olamaz kimsenin eskisini giyemez benim oğlum ya da kızım kibri ile israfa bulaşıyor harama vesile oluyoruz. İnanın özellikle kız ya da erkek çocuğunun 10 yaşına kadar alınmış hiç bir kıyafeti 6 aydan fazla giyilmiyordur gelişim dönemlerinin yoğun olduğu bu süreç de pırıl pırıl kıyafetler çöpe atılıyor. Bizim zamanımız da kıyafet bir iki beden, ayakkabı da 2 numara büyük alınırdı büyüdüğün de giysin seneye de giyer sözü kulaklarımızda ki çıkmaz küpedir benim kuşağımın. Ve büyük şehir de yaşayan, yurt dışın dan gelen akraba veyahut tanıdığın bizden büyük olan çocuklarının kullanılmış kıyafeti bazen aylarca beklenirdi. Ne annemiz ,ne babamız ne de biz almak dan giymek den zerrece rahatsız olmazdık. Bugün kendimi ve nefsimi şöyle bir sorguladım bu yazıyı kaleme alırken Elhamdürillah ekonomik durumum ülke şartlarıyla, ortalamasıyla kıyaslandığın da gayet iyi hamd olsun Rabbim herkese versin. Ve çocuklarım, ben, ailem istediğimizi alacak şartlara sahip olmamıza rağmen. Temiz ve yırtık olmayan bir başkasının küçük geldiği için yada artık giymek istemediği için bana verdiği hiçbir kıyafeti ret etmem giyilmesinden de rahatsız olmam. Arkadaşlar biraz kendimize gelelim lütfen bu bolluk dönemi bir gün geçer Allah saklasın bunca verilmiş nimete bu denli nankör ve hoyratça yaklaşımın acı bir tecrübesini yaşayabiliriz bir gün geldiğin de. Onun için ayağımızı yorganımıza göre uzatalım. Şundan da adım gibi eminim bu dehşet akıl almaz kıyafet ticareti döngüsün den yerel esnafın payı çok az ve küçük. İnternet üzerinden global büyük mağazaların yada mason localarının kontrolü altında olan şirketlerin ürünlerini alarak. En büyük gayeleri bu Şanlı Türk devletini bölmek parçalamak olan kalleşlerin çanaklarına yal dökmeyelim. Diyeceğim bunlardan ibarettir samimiyetimizden kimse şüphe etmesin biz yıllarca bu memlekette yerine göre hamallık yerine göre şirket patronluğu yaparak rüştümüzü ispatladık. Yazdığımız, ağzımızdan çıkan her kelimenin de sonuna kadar arkasındayız. Allaha emanet olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir