MUHSİN YAZICIOĞLU

MUHSİN
YAZICIOĞLU
2009 dan itibaren. Aylardan Mart ise hele de Mart sonu ise kalem de, köşe de bu memlekette Muhsin Yazıcıoğlu olmalı. Şimdi ne anlatsak boş ne desek geçti kıymetini vaktinde bilemedik. Ya da bilmemize öğrenmemize müsaade edilmedi. Bu gün rahmetli başkan yaşamış olsa idi kesinlikle seçimlerde baraj sorunu yaşamazdı bundan eminim. Hani yalan yazan tarih utansın diye bir slogan vardı.
Muhsin Yazıcıoğlu ise unutturulan hatırlatılmayan bir tarihdi işte. Bu koca çınar yanlış tanıtılan unutturulmaya çalışılan hayatın örneğidir. Rahmetli reis için Kahramanmaraş’a gittik elimizden bir şey gelmezdi belki ama karınca misali oralarda olmak nasip oldu bize. Daha sonra tüm Türkiye gibi Ankara Kocatepe Camii’ nde cenaze namazında bulunmak da nasip oldu. Belki o gün değerlendiremedim bu bakış açısı ile lakin aradan yılar geçince o günler hafızalarımda canlanınca diyorum ki istediği o büyük birlik cenazende var oldu.
O nasıl bir cenazeydi öyle. HAY MAŞALLAH HAY MAALLAH. Tanıdığım kişiler değildi ama dövmeli, top sakallı, kulağı küpeli repçi görünümlü gençler dahi vardı. Dahi demem deki gaye yanlış anlaşılmasın lütfen. Muhsin Yazıcıoğlu duruşunda ki bir siyasetçinin cenazesin de dış görünüşü bu şekil de kişilerin varoluşu o ergen bakış açım ile çok tuhaf gelmişti. Cenazeye katılanlar ile ilgili rahmetlinin çok samimi dostlarından daha da ilginç şeyler duyduk, bizim gördüklerimiz den. Sağ ve sol olaylarının ayyuka çıktığı dönem de rahmetli lidere kurşun sıkanlar. Medrese-i Yusufiye de ona işkence edenler helallik için o gün orda idi. Lütfen bu yazım yanlış anlaşılmasın vakit geldiğin de öleceğimizi biliyoruz ne bir nefes fazla ne bir nefes eksik alınmayacaktır dinimizin inancı gereği bunu kabullenmek emrolundu bize.
Şarkışla’nın Elmalı köyünde 1954 yılında dünyaya gelen MUHSİN’ nin kaderine yazılmıştı Maraş’ın Keş dağlarında kalleş suikast sebebi ile son nefesini vermek. Bugün tüm Türk dünyasının tanıdığı KOCA LİDER üç gün o Keş dağlarında bulunmamak için aranmasa, suikast den hemen sonra bulunsa idi bu kalleş medya bize yine hatırlatmaz idi bu yiğidin YİĞİDLİKLERİNİ. Muhsin Yazıcıoğlu tanınmışlık sorunu yaşayan bir lider değildi herkesçe biliniyordu 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta ki duruşuyla herkesçe tanınmıştı. Ve lakin balık hafızalı bir millet olduğumuz için hatırlatılmaya vesile oldu.
Esas mevzu ise inanmışlık, düşünün bir ömür var ortada ve son buluyor ve sevgiliye hem de en sevgiliye gidilirken peşinden günlerce dualar ediliyor Kuran-I Kerimler okunuyor. Bir tasavvuf ehli kıymetli muhterem aksakallı demişti ki; rahmetli ile ilgili vefatından sonra evladım o evliya derecesin de bir zât idi. Ve ben de düşündüm ki o intibayı bırakabilen bu KOCA LİDER o dualar o Kuranlardan sonra gelmezdi. Onu seven hiç bir kimse de böyle hayırlı bir ölümün ardından gelmesini istemezdi.
Seçim çalışması siyaset içindi çıktığı yol onun siyasi görüşünün de devletin ve milletin bekası idi. Devlet için çıkılan yolda verilen can şehitlik mertebesindedir biliriz ki.
Hani derdi ya bir hayalim var diye. Benim de bir hayalim var senin gibi vatan ve iman sevgisi olan biri olabilmek. Ve tüm siyasilerin bir hayali var senin vefatın gibi bereketli dualar ile bir ölüm ile nasiplenmek.
Eee Allah sana nasip eyledi.
Allah mekanını cennet eylesin. GÖNÜL ERİ.
Mehmet SIĞIRCI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir