Nereye Gidiyoh?

Nereye Gidiyoh?
Hayatımın belki de en zor köşe yazısını yazıyorum. Bu satırları kaleme almak oldukça zor ama bir gerçekliği dile getirmek zorundayım. Bahsedeceğim olaylar, kesinlikle mesleklerin kendisine yönelik bir eleştiri değil; bilakis, o mesleği layığıyla icra eden birçok değerli insanı tenzih ediyorum. Ancak her meslek grubunda, işini kötüye kullanan, o mesleğe yakışmayan kişiler var. Bu, toplumumuzun önünde ciddi bir sorun haline gelmiş durumda ve sessiz kalmak da çözüm değil.
Ancak işini düzgün yapan sayısız insanın varlığını da göz ardı etmemek gerek. Onlardan özür diliyorum ve onları bu yazının dışında tutuyorum. Bu olaylar ne yazık ki televizyonlardan gazetelere, haber sitelerinden sosyal medyaya kadar birçok platformda sıklıkla karşımıza çıkıyor.

Bir doktor ve sağlık personeli, bir yoğun bakım ünitesinde yeni doğmuş bir bebeğin ölümüne göz yumabiliyor. Fırıldak bir adam, savcıya tehdit mesajları yollayabiliyor. Kadın jandarma personeli, evli bir imamla ilişki yaşayıp, bu durumu çıplak fotoğraflarla şantaj aracına dönüştürebiliyor. Hatta subay arkadaşlarıyla birlikte hocayı gasp edebiliyor.
Eğitim camiasında bir öğretmenin, öğrencisinin velisiyle ilişki yaşadığı ve yuvalar yıktığına tanık oluyoruz. Bu vakalar sadece erkek öğretmenle sınırlı değil, her iki cinsiyetten de bu tür vakalar çıkabiliyor. Savcı, sevgilisinin eski ilişkilerini kıskanıp gözaltına aldırabiliyor.
Bir Veteriner, sahte hayvan tohumlaması yaparak devleti dolandırabiliyor. Din görevlileri, kendilerine emanet edilen küçük yaştaki çocukları taciz edebiliyor. Polis, ifadesini aldıkları, boşanmış kadınlara uygunsuz teklifler sunabiliyor.
Esnaflar arasında ise inanılmaz ahlaksızlıklar yaşanıyor; özel sektörde dönen olaylar ise dillere düşmeyecek kadar kötü. Halk arasında ise, sokak ortasında kontrolsüz ve ahlaki sınırları aşan davranışlara şahit oluyoruz.
Hakimlerin, baktıkları boşanma davalarındaki kadınlarla ilişki yaşayıp, eski kocalar tarafından sokak ortasında bıçaklandığı haberleri bile okuyoruz. Siyasetçiler ve üst düzey bürokratlar ise makamlarını ve güçlerini torpil ve rant elde etmek için kullanıyor.
En acısı da, iyilik ettiğiniz, yardım eli uzattığınız insanların çoğundan nankörlük görmeniz.
Ülkenin bu tür gerçekleri var ve maalesef tüm bu yaşananlar istisna teşkil etmiyor. Ancak, bu tip ahlaksızlıkların tertemiz insanlardan ayrıştırılıp, tecrit edilmesi gerektiği de bir gerçek. Bu olaylar göz ardı edilmemeli, istisnalar kaideyi bozmaz diyerek bu tür ahlaksızlıkları örtbas etmemeliyiz. Birilerinin tüm bunları söylemesi gerekiyordu.
Kalın sağlıcakla.
Mehmet Sığırıcı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir