Nasılda eskileri sever olduk bir anda. Lüks masa, sandalyelerden çok şark köşeleri tercih edilir oldu. O marketlerden alınan süt, yoğurt, yumurtaların hiçbir önemi kalmadı. Gayrı market raflarında köy yumurtası, doğal süt, ev yoğurdu aranır oldu. Eskiden gariban kesimin yediği içtiği bahçesinden çıkardığı mahsul ne büyük rağbet görür oldu. Mahsulden edindiği salçadır, reçeldir, kurutmalar ne çok aranır oldu. Köylerde yapılmış bulgur, basılmış peynir misafire övünerek ikram edilir oldu. Çarşı ekmeği somun dediğimiz Allah’ın nimeti, köy çöreği, lavaş yanında umursanmaz oldu. Tatil bölgelerinde saçma sapan Avrupai oyunları değil, halayları, köy oyunlarını izlemek istiyor, artık yerli ve yabancı turistler.
Gıdada, eğlencede, kıyafette eskiye dönüş var ve daha birçok örnekle tespitlerimiz kanıtlanabilir. Elbette en önemli eskiye dönüş, bizim zamanımızda sadece zenginlerin oturabildiği diye değerlendirilen apartman dairelerinden, müstakil evlere geçiş de yaşanıyor son yıllarda. Müzik dünyasında da eski türkülerimiz güncel pop sanatçılarınca dillendiriliyor ve genç nüfusun hoşuna gidiyor. Dünya starı Tarkan’ın hemşerimiz Aşık Veysel’in türkülerini seslendirmesi buna en büyük örnektir.
Evet bunlar güzel şeyler lakin istediğimiz öze, eskiye, geçmişe dönüş bu değil. Biz küçük büyüğü gördüğünde ayağa kalksın. Babasının arkadaşını gören genç kendine çekidüzen versin. Komşuluk ilişkileri, akrabalık bağları düzelsin, akşam yemeği tüm aile bireyleriyle yensin. Televizyon, cep telefonu başında değil, aile sohbetlerinde vakit geçirilsin, mahallenin çocukları sokaklarda koşsun oynasın istiyoruz.
Bizim eskiye dönüş çabamız maddede, elle tutulanlarda, ekonomik güç ile elde edilenler için değil.
Verdiğimiz amaç ve gaye manevi değerlerimizde, örf ve adetlerimizde, saygılılığımızda, sevgililiğimizde eskiye dönmek için.
Neyse bir yerlerden başladık diyerek kendimi ümitlendiriyorum, öze dönüş konusunda.
İlçemize yeni atanan ve artık Şarkışla Kaymakamı olan Gökhan DOLAŞ beye yeni görevinin hayırlı olmasını temenni ederim.
Haftaya görüşmek dileğiyle, kalın sağlıcakla.
Köşe Yazarı Mehmet SIĞIRCI