Şehit Nedir?
Bizler Şarkışla sokaklarında yürürken bazen fark etmiyoruz. Ama unutmamalıyız ki, her gün bizim huzurumuz ve güvenimiz için bir bedel ödeniyor. İşte biz buna şehitlik diyoruz. Peki şehit nedir? Sadece üniforma giymiş bir asker mi? Hayır… Şehit, ailesini, evini, hayallerini bırakıp ülkesinin birliği ve halkının güvenliği için canını feda edendir. Şehit, bir isim değildir; bir değer, bir sorumluluk ve bir hatırlatmadır.
Unutmayalım ki şehit sadece asker değildir. Şehit öğretmendir; Çocukların geleceği için hayatını adayan, sınıfta bilgi uğruna mücadele eden Aybüke öğretmenler. Şehit doktordur; hayat kurtarmak için kendi sağlığını hiçe sayan Koray Doktorlar. Şehit savcıdır; adalet uğruna tehditlere, zorluklara göğüs geren Mehmet Savcılar gibi. Ve tabii ki askerlerimiz, polislerimiz… Her biri, görev uğruna kendi hayatını feda eden kahramandır.
Geçen haftalarda bir şehidimizin babasıyla karşılaştım; çocukları ile mezar başında dua ediyordu. Gözlerindeki gurur ve hüznü gördüm. “Oğlum, vatan için gitti ama onunla gurur duyuyorum,” diyordu. İşte şehitlik budur: sadece kayıp değil, gelecek nesillere bırakılmış bir emanettir. Bizim görevimiz, onların bıraktığı değerleri yaşatmak ve korumaktır.
Ülkemizde her köşe başında bir hatıra var: öğretmen Aybuke’nin, Doktor Koray’ın, savcı Mehmet’ın adını duyuyoruz. Onlar sayesinde biz sokaklarda özgürce dolaşıyor, evimizde rahat nefes alabiliyoruz. Şehitlerimizi anmak sadece törenlerde değil, günlük hayatımızda, aldığımız kararlarda, birbirimize gösterdiğimiz saygıda olur.
“Biz şehitlerimizi unutmayacağız, onların hatırasını yaşatacağız,” demektir. İşte gerçek şehitlik budur: sadece anmak değil, yaşatmak, örnek almak ve gelecek için ders çıkarmaktır.
Unutmayalım, şehit kaybolmuş bir hayat değildir; geleceğe ışık tutan bir örnektir. Onların bıraktığı emaneti korumak, bizler için hem görev hem onurdur. Biz Şarkışla halkı olarak bu emanete sahip çıkmalı, çocuklarımıza ve gençlerimize anlatmalı, onların hatırasını yaşatmalıyız. Şehitlik, sadece bir ölüm değil; gelecek için verilen en değerli derstir.
“Onlara ölü demeyin, çünkü onlar ölü değildir.”
Köşe Yazarı Mehmet Sığırcı