Kıymetli hemşerilerim, çok değerli esnaf dostlarım bu hafta sosyal medyada çokça dillendirilen bir husus ile ilgili düşüncelerimi sizler ile paylaşmak isterim. Temel gıda dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen ekmek ve sudur. Temel tüketim ise elektrik ve doğalgazdır günümüz şartlarında. Coğrafi konumumuz sebebiyle bölgemizde temel tüketim maddelerinin çok fazla kullanıldığı şu kış aylarında gelen faturalar özellikle işletme aboneliği olan esnafın ve birçok ailenin bütçesini dara düşürecek düzeydedir.
Faturaların bu hale gelmesindeki en büyük etken son zamanlarda gelen zamlardır. Amenna hayat pahalandı memura, işçiye ve emekliye belli düzeyde zam geldi ve bunun yanında temel tüketim mallarına da zam geldi, tabi kime ne oranda geldiği belli olmayan fahiş zamlar geldi. Bu gelen zamların işletme aboneliği olanlara farklı oranda, mesken aboneliği olanlara farklı oranda olmasını anlayamıyorum. Vergi veren, işçi çalıştıran, üretime destek olan işletmeler neden yüksek fatura ödüyor? Bir kw elektrik bedeli neden işletme aboneliklerinde daha pahalı? Herkesce malum ülkenin bazı bölgelerinde hala kaçak kullanım oranı %70 seviyelerinde iken ,yine bu yüksek faturaların en büyük mağdurları devletini seven halk, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemekten korkan vatansever millet, işletme aboneliği kullanan esnaf kardeşlerimiz ve şantiye elektriği kullanan hane sahipleri olmuştur.
Haneler içerisinde de büyük mağduriyet yaşayanlar var. Resmi evraklarını tamamlayamamış müteahhitler yüzünden şantiye elektriği kullanmak zorunda olan aileler de çok yüksek bedeller ödüyor. İstisnai olarak kendinden kaynaklı olduğu için bu faturaları üstlenen müteahhitlerimiz yok değil Allah onlardan razı olsun. Müteahhit dostumuzun bu kadirşinas davranışını suistimal ederek doğalgaz yakmak yerine her odasında ayrı ayrı elektrikli soba kullanan ev sahiplerini de esefle kınıyorum.
Yurdum tümünü ilgilendiren bir mevzu ile sizleri meşgul ettim. Genel ve yerel yönetimlerin çözebileceği bu derdimize tez zamanda deva bulunması temennisi ile..
Kalın sağlıcakla.
Köşe Yazarı Mehmet SIĞIRCI