Toprak

Değerli memleketimin eşsiz müdavimleri. Çocukken sobalı, damı akan, yazları çatısından toprak ve envay çeşiz haşaratın düştüğü yarım yamalak bahçe duvarlı, çamurdan sıvanmış kireç ile boyanmış evlerimiz den rahatsız olur. Çocukluğumuzun dizisi BİZİMKİLERİN de etkisiyle apartman da oturmanın hayallerini, kurardık. Sanki hepimizi o dizinin baş rol karakteri Ali gibi günlük tutacakmış sanarsın :):) Gün geldi devran döndü nefsim dahil son 20 yılda bu hayali kuran bir çok çocuk apartmanlarda oturur hale geldi. Lakin bir çoğumuz pırlanta gibi komşularımız olmasına rağmen apartmanlar da o hayalini kurduğumuz şeylerin hiç birini bulamadı. İmkanımız doğrultusun da kimi müstakil yaptırdı villa gibi kimi de benim gibi zamanının çoğunu baba ocağına bakımlar yaptırarak çocukluğunun geçtiği yer de geçiriyor ve büyük hayeller ile aldığımız lüks apartman dairelerini sadece otel olarak yatmadan yatmaya kullanıyor. Aslın da ne apartman ne de müstakil bizim en büyük arzumuz toprağa yakın olmak. Bugün yaş itibari ile sokaklarda oyun oynayacak değiliz, ama hepimiz bahçe de tavuk, cücük ile ilgilenmek domates , soğan ekmek istiyor. Çünkü toprak dan var olduk toprağa gideceğiz ve toprak dan uzak olmak istemiyor insan fıtratı. Aslında farkına varmadan üreterek de ülke ekonomisine katkımız oluyor kimimiz yumurta üretiyor kimimiz sebze ve beyaz eti de helal kesim olarak hormonsuz yiyoruz sağlığımız içn de çok faydalı ve korunaklı oluyor. Arkadaşlar biraz imkanlarımızı zorlarsak hepimiz bahçe olmasa dahi saksıda soğan biber yetiştirebiliriz Üretmeyi öğrenelim çocuklarımıza öğretelim biz toprağa verdiğimizin karşılığını kesinlikle alırız. Bu memlekette bir ADAM var. Bir çok kez şahit olduğum. Bu ADAM bir haksızlık görmüş ise önce beyni ve ilmi ile müdahale eder. Bu ADAM ın karşısın da ki ilimden anlamıyor ise zeka fukarasıysa hem mangal gibi yüreğine hem de demir gibi bileğine şahit olmuşluğum da var. Allah ömrünü ilmini hayırlı bereketli eylesin MUSTAFA HATİPOĞLU abim. Bu ADAM müsade eder ise gelecek zaman larda inşallah ilmin den, ihsanın dan ve inanmışlığın dan da bahsederiz. Diyerek köşeme son veriyorum. Hepinize saygı ve hörmetler sunuyorum. Mehmet SIĞIRCI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir