VOYVODA KAZIKLARI
Sivas’ın gelişmesine engel olmak için yapılan en büyük saldırılardan biri, hiç şüphesiz tüm ülkeyi bölmek gayesiyle 1993 yılında Madımak Otel faciasıyla başlatılmıştır. Hemen kısa bir not ile geçiştireceğim bu konuyu, dönemin idarecilerinin ve bürokratlarının kusur ve kabahatlerinin ne kadar sorgulandığını ve denetlendiğini bilemiyorum. Aradan 30 yıl geçti. Benim nazarımda gelen ve giden birçok yatırımın adına kazık demek hala mümkün. Şehrimizden taşınan yatırımların taamını, elbette ki kazık olarak adlandırmamız ve hafızalarımızdan silinmesi mümkün değil. Bunları tartışmak dahi söz konusu olamaz.
Aklımın almadığı bir şey var ki, bu geçen çeyrek asırdan fazla zaman içinde getirilerek budaklı kazık haline getirilmiş yatırımlarda var memleketimizde. Sivas’ın giriş ve çıkış noktalarında yük ve yolcu denetlemek için yapılmış kantarlar, nakliyecilerin şehre gelmek istememesine sebep olan voyvoda kazığı olarak nitelendirilmeli.
Milyarlarca paranın aktarıldığı Yıldız Dağı kayak merkezi, yani başımızdaki Avrupa’da dereceli birçok kış sporuna ev sahipliği yapmış Erciyes kayak merkezine rakip olmaya çalıştırılması, memlekete başka bir kazık oldu. Bence çok farklı bir yerde değerlendirilebilirdi. Şarkışla’dan Sivas’a giderken yolumuzun üzerinden, Daşlı Dere’nin girişine “Damızlık Sığır Yetiştiriciliği ve Ot Borsası” adıyla yapılan tesis, 2 senedir bomboş çürümesi bekletiliyor. Bu kazık ne zaman nasıl çıkar, onu da bilmiyorum. Yapılmasındaki gaye, Şarkışla Hayvan Pazarı’nın itibarsızlaştırılması diye duymuştum.
Yine Ulaş yol ayrımında muhteşem bir Et Balık Tesisi var. Haftada bir kez Sivas’a giderim, ama o kurumun faaliyet gösterdiğine, bir kamyonun girip çıktığına hiç şahit olamadım. Yanlış yere yapılan numune hastanesi, hızlı tren güzergahında Şarkışla’nın olmaması gibi sayılacak daha o kadar çok kazık var ki. Bunları yazarken dahi canım sıkıldı. Umarım bir gün düzen ve nizam için de faaliyet gösterdiklerini, memlekete fayda sağladıklarını sizlerle paylaşabilirim. Başka bir köşe yazımızda görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla.
Köşe Yazarı: Mehmet Sığırcı